Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? Evlilik Sözleşmesi Rehberi

Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? Evlilik Sözleşmesi Rehberi

Evlenmeden önce ya da evlilik sırasında mal düzenini kendi iradenizle belirlemek istiyorsanız bu sözleşmenin ne işe yaradığını bilmeniz gerekir. Bu yazı mal rejimi sözleşmesinin ne zaman yapılabildiğini, hangi rejimlerin seçilebildiğini ve boşanmada mal paylaşımını nasıl etkilediğini anlatıyor.

Çoğu çift evlenirken mal rejimi sözleşmesi kavramını hiç duymaz, çünkü bu konuyu konuşmak evliliğin başına gölge düşürüyormuş gibi hissettirir. Oysa sözleşme yapılmasa da bir mal rejimi kendiliğinden devreye girer, sadece bu kez seçim çiftlerin elinden çıkıp kanunun belirlediği yasal rejime bırakılmış olur. Mal paylaşımı sürecinde kimin hangi malda ne kadar hak sahibi olacağı, evliliğin sonunda değil bu ilk tercihle şekillenmeye başlar. Sözleşme yapılıp yapılmaması, boşanma geldiğinde hangi malların ortak sayılacağını doğrudan belirleyen bir tercihtir.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir?

Noter masasında resmi belgenin üzerinde duran iki alyans ve dolma kalem

Mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlenmeden önce veya evlilik süresince hangi mal rejimini benimseyeceklerini kararlaştırdığı resmi bir anlaşmadır. Kamuoyunda evlilik sözleşmesi adıyla bilinir ve iki tarafın ortak yaşamdaki malların hangi kurala göre bölüşüleceğini önceden netleştirmesini sağlar. Sözleşme somut bir mal listesi değildir, hangi malın kime ait sayılacağını tek tek yazmaz, bunun yerine evlilik boyunca ve boşanmada uygulanacak genel kuralı belirler.

TMK m. 202 uyarınca eşler arasında yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Eşler bu sözleşmeyle kanunda sayılan diğer rejimlerden birini seçebilir, tercih etmezse yasal rejim kendiliğinden uygulanmaya devam eder. Örneğin edinilmiş mallara katılma seçildiğinde evlilik içinde çalışarak kazanılan mallar ortak sayılır, mal ayrılığı seçildiğinde ise her eşin kendi kazandığı mal kendisinde kalır.

Sözleşme yapılırken taraflar yalnızca dört rejimden birini seçebilir, kendi kurallarını serbestçe icat edemez. Kanun bu dört seçeneği sınırlı biçimde saydığından, sözleşme metninde farklı bir düzenleme yapılmak istense bile kanunun çizdiği çerçevenin dışına çıkılamaz.

Bu konuda sorunuz mu var? Bağımsız çalışan bir avukatla hemen konuşabilirsiniz.

Avukata Danışın

Mal Rejimi Sözleşmesi Ne Zaman Yapılır?

Mal rejimi sözleşmesi TMK m. 203 uyarınca evlenmeden önce de evlilik sırasında da yapılabilir. Nişanlılık döneminde noterde imzalanabileceği gibi evlilik yıllar sürdükten sonra da taraflar aynı yolla yeni bir rejim seçebilir. Kanun, sözleşmenin ne kadar erken ya da geç yapılacağı konusunda bir süre sınırı koymaz, bu tercih tamamen tarafların isteğine bırakılır.

Evlenmeden önce yapılan sözleşme, evlenme anından itibaren geçerli olur ve ilk günden hangi rejimin uygulanacağını netleştirir. Evlilik sırasında yapılan sözleşme ise imzalandığı andan itibaren ileriye dönük sonuç doğurur, geçmişe dönük bir düzenleme yapmaz. Bu nedenle evlilik sırasında rejim değiştirmek isteyen çiftler, sözleşme tarihine kadar geçen dönem için eski rejimin kurallarına tabi kalmaya devam eder.

Pratikte sözleşme genelde iki durumda gündeme gelir. Taraflardan birinin evlilik öncesi şirketi ya da önemli bir mal varlığı varsa, ya da çiftler yasal rejimin kendi durumlarına uymadığını düşünüyorsa noterde bu adımı atar. Zamanlama, hangi tarihten sonraki malların yeni rejime tabi olacağını doğrudan etkiler.

Hangi Mal Rejimleri Seçilebilir?

TMK dört mal rejimi tanır ve eşler sözleşme yapmadığı sürece bunlardan yalnız biri kendiliğinden uygulanır. Yasal rejim edinilmiş mallara katılma rejimidir, sözleşmeyle bunun yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden biri seçilebilir. Hangi rejimin seçildiği, evlilik boyunca kazanılan malın kime ait sayılacağını ve boşanmada bu malın nasıl paylaşılacağını baştan belirler.

Dört rejim de TMK’nin 202 ile 281. maddeleri arasında düzenlenir ve her biri farklı bir mantıkla çalışır.

RejimTemel mantık
Edinilmiş mallara katılma (yasal rejim)Evlilik içinde kazanılan mallar ortak sayılır, kişisel mal ayrı kalır
Mal ayrılığıHer eşin kazandığı mal, evlilik boyunca da boşanmada da kendisinde kalır
Paylaşmalı mal ayrılığıMallar evlilik boyunca ayrı yönetilir, boşanmada belirli bir kısmı paylaşıma girer
Mal ortaklığıEşlerin malları büyük ölçüde ortak sayılır, yönetim birlikte yürütülür

Uygulamada en çok tercih edilen sözleşmeli rejim mal ayrılığıdır, çünkü kuralı basit ve öngörülebilirdir. Mal ortaklığı ise günümüzde nadiren seçilir, çünkü ortak yönetim yükümlülüğü taraflar için pratik zorluklar doğurabilir. Paylaşmalı mal ayrılığı da benzer şekilde az tercih edilen bir rejimdir, çünkü hesaplaması edinilmiş mallara katılmaya göre daha karmaşıktır ve uygulamada her zaman aynı biçimde yorumlanmaz.

Yasal Mal Rejimi Edinilmiş Mallara Katılma Nasıl İşler?

Sözleşme yapılmadığında kendiliğinden uygulanan yasal rejim, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde evlilik içinde çalışma karşılığı kazanılan mallar edinilmiş mal sayılır ve boşanmada paylaşıma girer, miras ya da bağış yoluyla gelen mallar ise kişisel mal olarak ayrı kalır ve paylaşım dışında tutulur.

TMK m. 219 edinilmiş malları, m. 220 ise kişisel malları tek tek sayar. Boşanmada mal rejimi tasfiye edilirken her eşin edinilmiş mallarının tasfiye anındaki değerinden borçlar düşülür, kalan tutarın yarısı diğer eşe katılma alacağı olarak ödenir. Bu hesap TMK m. 236’ya dayanır. Sözleşme yapmayan çiftlerin çoğu bu rejime tabidir, çünkü 2002 yılından bu yana yasal rejim budur. Öncesinde evlenmiş ve rejim değiştirmemiş çiftlerde ise dönemin geçerli rejimi olan mal ayrılığı esas alınmaya devam eder. Bu tarih farkı, ailenin hangi rejime tabi olduğunun tespitinde ilk bakılması gereken noktadır.

Ev, araç ya da birikim gibi malların hangi tarihte ve hangi kaynaktan edinildiği, tasfiye hesabının merkezinde yer alır. Bu hesabın ev ve kredi örneğiyle adım adım işleyişi katılma alacağı rehberinde ayrıca ele alınıyor.

Mal Ayrılığı Rejimi Ne Anlama Gelir?

Mimari plan kağıdı üzerinde ev anahtarı ve küçük bir saksı bitkisi

Mal ayrılığı seçildiğinde her eşin kendi adına kazandığı, edindiği ya da miras aldığı mal kendisine ait kalır. Evlilik boyunca da boşanmada da diğer eşin bu mal üzerinde katılma alacağı gibi bir hakkı doğmaz. Bu rejimde eşler arasında ortak bir mal kalemi oluşmaz, her mal baştan itibaren tek bir eşe bağlı kalır.

Bu rejim özellikle taraflardan birinin evlilik öncesi şirketi, mesleki kazancı ya da önemli bir mal varlığı varsa tercih edilir. Mal ayrılığında kural nettir, kimin adına kayıtlıysa mal ona aittir. Ancak bu netlik bazı riskleri de beraberinde getirir. Evde çalışmayan ya da düşük gelirli eş, boşanmada diğer eşin evlilik içinde kazandığı malın hiçbirinde pay talep edemez. Bu nedenle mal ayrılığı sözleşmesi imzalamadan önce, iki tarafın da gelir dengesizliğinin uzun vadede ne anlama geleceğini göz önünde bulundurması gerekir. Sözleşme taraflardan birine tek yönlü avantaj sağlıyorsa bu durum sonradan uyuşmazlık kaynağı olabilir.

Mal ayrılığı seçen çiftlerin bir kısmı, evin ya da aracın tek eş üzerine kayıtlı olmasının ileride sorun yaratabileceğini düşünerek malı iki eş adına ortak tapuyla alma yolunu tercih eder. Bu tercih mal ayrılığı rejiminin sağladığı netliği bozmaz, çünkü ortak tapu ayrı bir mülkiyet düzenlemesidir ve mal rejiminden bağımsız işler.

Paylaşmalı Mal Ayrılığı ve Mal Ortaklığı Rejimleri Nedir?

Paylaşmalı mal ayrılığında eşler evlilik boyunca mallarını ayrı yönetir, ancak boşanmada belirli bir kısmı paylaşıma girer. Mal ortaklığında ise mallar büyük ölçüde baştan ortak sayılır ve yönetim de birlikte yürütülür. Bu iki rejim, yasal rejim ile mal ayrılığı arasında farklı bir denge kurmak isteyen çiftler için kanunun sunduğu ek seçeneklerdir.

Paylaşmalı mal ayrılığı, mal ayrılığı ile edinilmiş mallara katılma rejimi arasında bir ara yol sunar. Taraflar günlük yaşamda mallarını ayrı tutar, ama boşanma geldiğinde kanunun belirlediği kalemler ortak sayılır. Mal ortaklığında ise durum tam tersidir. Eşlerin mal varlığı evlilikle birlikte büyük ölçüde birleşir ve taraflardan biri malı tek başına satamaz, üzerinde tasarruf yapamaz.

Bu iki rejim uygulamada nadiren tercih edilir, çünkü hem hesaplaması karmaşıktır hem de günlük yönetimde tarafların sürekli birbirine danışmasını gerektirir. Sözleşme yapacak çiftlerin büyük kısmı bu yüzden edinilmiş mallara katılma ile mal ayrılığı arasında tercih yapar. Mal ortaklığı, özellikle ortak bir işletmeyi birlikte yürüten çiftler için gündeme gelebilir, ancak bu tercih işletmenin borçları için de ortak sorumluluk doğurabileceğinden dikkatli değerlendirilmesi gereken bir adımdır.

Mal Rejimi Sözleşmesi Boşanmada Mal Paylaşımını Nasıl Etkiler?

Mal rejimi sözleşmesi, boşanma davası açıldığında hangi malın paylaşıma gireceğini baştan belirleyen kuraldır. Sözleşme mal ayrılığını seçmişse boşanmada neredeyse hiçbir mal paylaşılmaz, yasal rejimde kalınmışsa edinilmiş mallar yarı yarıya tasfiye edilir. Bu yüzden mal paylaşımı davasına başlarken mahkemenin ilk baktığı nokta, tarafların hangi mal rejimine tabi olduğudur.

Mal paylaşımı davası, boşanma davasından bağımsız ayrı bir dava olarak açılır ve mahkeme önce hangi mal rejiminin geçerli olduğunu tespit eder. Sözleşme varsa mahkeme bu sözleşmeye bakar, yoksa yasal rejim uygulanır. Mal rejimi TMK m. 225 uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer, bu tarihten sonra edinilen mallar kural olarak tasfiyeye dahil edilmez.

Sözleşmenin varlığı, tasfiye davasının süresini de etkiler. Mal ayrılığında hesaplanacak kalem azaldığı için dava genelde daha hızlı sonuçlanır, edinilmiş mallara katılmada ise her malın kaynağı ve tarihi ayrı ayrı incelendiğinden süreç uzayabilir. Sözleşme yokken evlenen ve sonradan boşanan çiftlerin çoğu bu yüzden yasal rejimin tasfiye sürecinden geçer, bu süreç ev, araç ve birikim gibi kalemlerin tek tek incelenmesini gerektirir.

Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır, Hangi Şekil Şartları Var?

Mal rejimi sözleşmesi TMK m. 205 uyarınca noterde düzenleme ya da onaylama şeklinde yapılır. Taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir, bu bildirim de resmi şekil şartını karşılar. Sözleşmenin şekil şartına uyulmadan yapılması, ileride rejim seçiminin geçersiz sayılması riskini doğurur ve bu risk özellikle sözlü anlaşmalarda ortaya çıkar.

Sözleşmenin geçerli olabilmesi için tarafların ayırt etme gücüne sahip olması gerekir, küçükler ve kısıtlılar için ayrıca yasal temsilcinin rızası aranır. Sözlü anlaşma ya da adi yazılı belge, kanunun aradığı şekil şartını karşılamaz ve geçersiz sayılır. Noterde yapılan sözleşme, ileride hangi rejimin uygulandığı konusunda tartışma çıkmasını önler, çünkü resmi bir tarih ve imza taşır.

Sözleşme hazırlanırken hangi rejimin seçildiği açıkça yazılmalı, varsa rejime özgü ek düzenlemeler de sözleşme metnine dahil edilmelidir. Taraflardan birinin sonradan sözleşmeyi tek taraflı iptal etmesi mümkün değildir, değişiklik ancak yeni bir sözleşmeyle yapılabilir. Noter sözleşmeyi düzenlerken tarafların seçtiği rejimi ve varsa özel şartları resmi senede geçirir, bu senet ileride mal paylaşımı davasında doğrudan delil olarak sunulur.

Evlilik Sırasında Mal Rejimi Değiştirilebilir Mi?

Farklı doluluk seviyesinde iki cam kavanozda biriken madeni paralar

Evet. Eşler evlilik süresince de noterde yeni bir sözleşme yaparak mevcut mal rejimini değiştirebilir. Değişiklik, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren geçerli olur ve öncesindeki dönem eski rejime tabi kalmaya devam eder. Bu imkan, yasal rejime tabi evlenen ve sonradan farklı bir rejim isteyen çiftler için de aynı şekilde geçerlidir.

Rejim değişikliği genelde taraflardan birinin mesleki durumu değiştiğinde, örneğin şirket kurduğunda ya da önemli bir miras aldığında gündeme gelir. Değişiklik kararı iki tarafın da onayını gerektirir, tek taraflı bir talep sözleşmeyi değiştirmeye yetmez.

Bunun dışında TMK m. 206, haklı bir sebep varsa eşlerden birinin mahkemeden mal ayrılığına geçiş talep edebilmesine imkan tanır. Diğer eşin mal varlığı borca batıksa, ortaklığın menfaatini tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunuyorsa ya da bilgi vermekten kaçınıyorsa bu yol devreye girer. Bu durumda rejim değişikliği taraflar arasındaki anlaşmayla değil hakim kararıyla gerçekleşir ve mal rejimi davanın açıldığı tarihte sona erer. Bu yol, taraflardan birinin karşı tarafın rızasını alamadığı durumlarda tek çıkış noktasıdır.

SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Mal rejimi sözleşmesi evlendikten sonra da yapılabilir mi?

Evet. TMK m. 203 uyarınca sözleşme evlenmeden önce yapılabileceği gibi evlilik süresince de yapılabilir. Evlilik sırasında yapılan sözleşme, imzalandığı tarihten itibaren geçerli olur ve öncesindeki dönem eski rejime tabi kalır. Değişiklik iki tarafın ortak iradesiyle noterde gerçekleştirilir, tek taraflı talep yeterli sayılmaz.

Mal rejimi sözleşmesi yapılmazsa hangi rejim uygulanır?

Sözleşme yapılmayan çiftlere kendiliğinden yasal mal rejimi uygulanır, bu da TMK m. 202 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde evlilik içinde çalışarak kazanılan mallar edinilmiş mal sayılır ve boşanmada paylaşıma girer, miras ya da bağış yoluyla gelen mallar ise kişisel mal olarak ayrı kalır.

Mal rejimi sözleşmesi boşanmada mal paylaşımını değiştirir mi?

Evet, doğrudan değiştirir. Sözleşme mal ayrılığını seçmişse boşanmada eşler birbirinin mal varlığında pay talep edemez. Yasal rejimde kalınmışsa evlilik içinde edinilen malların artık değeri hesaplanır ve yarısı katılma alacağı olarak diğer eşe ödenir. Hangi rejimin geçerli olduğu, mal paylaşımı davasının çıkış noktasını oluşturur.

Mal rejimi sözleşmesi noter dışında bir yolla yapılabilir mi?

Hayır. TMK m. 205 sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmasını şart koşar. Taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilir, bu bildirim de resmi şekil şartını karşılar. Sözlü anlaşma veya adi yazılı belge geçerli kabul edilmez.

Mal ayrılığı sözleşmesi tek taraflı olarak feshedilebilir mi?

Hayır. Mal rejimi sözleşmesi, taraflardan birinin tek başına aldığı kararla değiştirilemez ya da iptal edilemez. Rejim değişikliği için iki tarafın da onayıyla yeni bir sözleşme noterde düzenlenmelidir. Haklı bir sebep varsa eşlerden biri TMK m. 206 uyarınca mahkemeden mal ayrılığına geçiş talep edebilir.

Sözleşmesiz evlenen çiftler sonradan mal rejimi seçebilir mi?

Evet. Yasal rejime tabi olarak evlenen çiftler, evlilik süresince istedikleri zaman noterde sözleşme yaparak mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ortaklığı rejimlerinden birine geçebilir. Değişiklik sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren geçerli olur, geçmişe dönük bir sonuç doğurmaz.

Hemen Avukatla Görüşün

Sorularınızı bağımsız çalışan bir avukatla canlı sohbet üzerinden anında konuşun.

Avukata Danışın
Bilgilerinizi iletin, avukat size ulaşsın →

Telefon veya e-posta alanlarından en az birini doldurun.