Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır? Yetki Kuralı

Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır? Yetki Kuralı

Dava dilekçesini nereye vereceğinizi bilmek, sürecin ilk ve pratik adımıdır. Bu yazı görevli aile mahkemesi ile yetkili mahkeme ayrımını, ikamet kuralını ve eşlerin farklı şehirde yaşadığı durumlarda hangi mahkemenin devreye girdiğini anlatıyor.

Dava dilekçesini hazırlayan pek çok kişi asıl hukuki tartışmaya değil, dilekçenin hangi adliyeye verileceğine takılır. Oysa boşanma davası hangi mahkemede açılır sorusunun cevabı iki ayrı kuraldan oluşur, biri davaya hangi tür mahkemenin bakacağını, diğeri hangi şehirdeki mahkemenin yetkili olduğunu belirler. İkisi karıştırılınca dilekçe yanlış adliyeye gidebilir ya da gereksiz bir yetki itirazıyla karşılaşılabilir, bu da dosyanın ilk haftalardan itibaren beklenmedik bir gecikmeyle ilerlemesine yol açar.

Boşanma davasına hangi mahkeme bakar?

Açık şehir haritası üzerinde pusula ve kapalı posta zarfı

Boşanma davasına görev yönünden aile mahkemesi bakar. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi, Türk Medeni Kanunu’ndan doğan boşanma davalarını açıkça aile mahkemesinin görev alanına sokar. Dilekçe bu nedenle asliye hukuk değil, aile mahkemesine hitaben yazılır.

Aile mahkemesi, genel görevli asliye hukuk mahkemesinden ayrı, yalnız aile hukukundan doğan uyuşmazlıklara bakan bir ihtisas mahkemesidir. Boşanma, ayrılık, nafaka, velayet ve mal rejimi davaları bu mahkemenin görev alanına girer, çünkü kanun koyucu aile hukuku uyuşmazlıklarının kendi içinde bir uzmanlık gerektirdiğini kabul etmiştir. Görev kuralı kamu düzenine ilişkindir, taraflar anlaşsa bile aile mahkemesi yerine başka bir mahkemeyi görevlendiremez ve hakim bu konuda taraflara herhangi bir tercih hakkı tanımaz.

Yanlış mahkemede açılan dava kendiliğinden geçersiz sayılmaz, ama mahkeme dosyayı incelerken görev konusunu kendiliğinden gözetir. Aile mahkemesine gitmesi gereken bir dava yanlışlıkla asliye ticaret ya da başka bir mahkemede açılmışsa, o mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı doğru mahkemeye gönderir. Bu süreç davanın tamamen baştan açılmasını gerektirmez, ama dosyanın birkaç hafta ek beklemesine yol açabilir. Bu yüzden dava açılmadan önce boşanma davası hangi mahkemede açılır sorusunun görev boyutunu netleştirmek, dosyanın ilk adımdan itibaren doğru rayda ilerlemesini sağlar.

Bu konuda sorunuz mu var? Bağımsız çalışan bir avukatla hemen konuşabilirsiniz.

Avukata Danışın

Aile mahkemesi olmayan yerde dava nasıl açılır?

Her ilçede ayrı bir aile mahkemesi kurulmamıştır, nüfusu görece küçük yerleşim yerlerinde bu ihtisas mahkemesi ayrıca oluşturulmaz. Böyle yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Dilekçe bu durumda asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılır, ama içerik, talep kalemleri ve uygulanacak usul kuralları hiçbir biçimde değişmez.

Bu düzenleme 4787 sayılı Kanun’da yer alır ve küçük yerleşim yerlerinde ayrı bir aile mahkemesi kurmanın pratik olmamasından kaynaklanır. Asliye hukuk mahkemesi burada iki farklı sıfatla görev yapar, genel hukuk davalarına kendi sıfatıyla, aile hukuku davalarına ise aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Davacı için pratik sonuç değişmez, dilekçe yine bulunduğu adliyeye verilir ve hangi mahkemenin fiilen görevli olduğu adliye kaleminden öğrenilir.

Büyükşehirlerde birden fazla aile mahkemesi bulunduğu için dilekçenin belirli bir numaraya değil, o ildeki aile mahkemelerinin geneline hitaben yazılması, dosyanın adliye kalemi tarafından sırayla bir numaraya havale edilmesiyle sonuçlanır. Küçük bir ilçede tek asliye hukuk mahkemesi varsa bu havale ihtiyacı zaten ortadan kalkar, dosya doğrudan o mahkemeye kaydedilir.

Boşanma davasında yetkili mahkeme nasıl belirlenir?

Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesi, boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkemeyi iki seçenekle tanımlar. Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Davacı bu iki seçenekten hangisini tercih edeceğine kendisi karar verir.

Bu kural, genel yetki kuralından farklıdır. HMK’daki genel ilkeye göre dava kural olarak davalının yerleşim yerinde açılır, ama boşanma davası bu genel ilkeye tabi değildir. Kanun koyucu burada davacıya ek bir seçenek tanımış, davacının kendi yerleşim yerinde dava açmasına da izin vermiştir. Amaç, boşanma sürecinde zaten zor durumda olan tarafın dava açmak için mutlaka davalının şehrine gitmek zorunda kalmamasıdır.

Son altı aylık ortak oturma şartı, evlilik boyunca birlikte yaşanan her şehri değil, dava açılmadan hemen önceki dönemi kapsar. Eşler yıllarca birlikte yaşadıkları bir şehirden yeni ayrılmışsa ve aradan altı aydan az bir süre geçmişse, o eski şehir de üçüncü bir seçenek olarak kullanılabilir.

Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa dava nerede açılır?

Eşlerin ayrı şehirlerde yaşadığı durumlarda davacı, kendi yerleşim yerinin bulunduğu şehirde dava açabilir ve bunun için davalının yaşadığı şehre gitmek zorunda değildir. Bu, TMK m. 168’in davacıya tanıdığı en pratik seçenektir, çünkü kanun koyucu boşanma sürecinde ekonomik ya da fiziksel olarak zayıf konumda kalabilecek tarafın uzun bir seyahate zorlanmasını istememiştir.

Uygulamada eşler genellikle boşanma sürecine girmeden önce ayrı şehirlere taşınmış olur. Böyle bir durumda davacı üç seçenekle karşı karşıyadır. Kendi yerleşim yerinin bulunduğu şehir, davalının yerleşim yerinin bulunduğu şehir ya da son altı aydır fiilen birlikte oturulmuş bir şehir varsa o şehir. Davacı bunlardan hangisi kendisi için daha erişilebilirse onu seçebilir, mahkeme bu tercihi sonradan sorgulamaz. Seçim, çekişmeli boşanma sürecinde özellikle önemlidir, çünkü duruşmalara katılım gerektiren uzun bir süreçte doğru şehri seçmek davacının pratik yükünü belirgin biçimde azaltır.

Tek istisna, davalının yetki itirazında bulunmasıdır. Davacı üç seçenekten birini kullandığı sürece bu itiraz kabul görmez, çünkü seçim zaten kanunun tanıdığı sınırlar içindedir.

Yerleşim yeri nasıl belirlenir?

Dilekçe kağıdı üzerinde resmi mühür, arkada bina cephesi

Yerleşim yeri, nüfus kaydındaki adres değil, kişinin sürekli kalma niyetiyle fiilen oturduğu yerdir ve bu tanım Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesinden gelir. Boşanma davasındaki yetki hesabının temelini bu fiili oturma niyeti oluşturur, kayıtlı adres değil. Bu ayrımı gözden kaçıran bir davacı, dilekçesini eski adresine göre hazırlayıp sonradan yetki itirazıyla karşılaşabilir.

Nüfus müdürlüğüne bildirilen adres bu niyeti gösteren bir belge olarak değerlendirilebilir, ama kişi fiilen başka bir şehirde yaşıyorsa yetki fiili duruma göre belirlenir. Örneğin bir kişi iş nedeniyle başka bir şehre taşınmış, orada kiralık ev tutmuş ve aylarca orada yaşıyorsa, nüfus kaydındaki eski adresine rağmen yerleşim yeri yeni şehirdir. İhtilaf çıkarsa mahkeme, ikametgah belgesi, kira sözleşmesi, fatura gibi belgelerle bu fiili durumu değerlendirir ve kayıtlı adresi tek başına yeterli görmez.

Bu ayrım özellikle taşınma sonrası kısa süre içinde açılan davalarda önem taşır. Yeni taşınılan şehirde henüz altı ay dolmamışsa yerleşim yeri iddiası tek başına yeterli olmayabilir, bu durumda son altı aylık birlikte oturma kuralı devreye girer. İki kural birbirini tamamlar, biri kalıcı yerleşimi, diğeri geçici ama fiili bir birlikteliği esas alır ve davacı bu ikisinden hangisi kendi durumuna uyuyorsa onu dilekçesinde gerekçelendirir.

Yetkisiz mahkemede dava açılırsa ne olur?

Yetkisiz mahkemede açılan bir dava kendiliğinden reddedilmez, davalının usulüne uygun itiraz etmesi gerekir ve bu itiraz belirli bir süre ile sınırlıdır. İtiraz olmazsa mahkeme davaya bakmaya devam eder, taraflar konuyu hiç gündeme getirmese bile yetki bu şekilde kendiliğinden kesinleşmiş sayılır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre yetki itirazı, davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Daha sonraki bir aşamada, örneğin duruşmada sözlü olarak yapılan itiraz dikkate alınmaz, çünkü usul kanunu bu itirazı ilk cevap aşamasıyla sınırlamıştır. Davalı süresinde ve usulüne uygun itiraz ederse mahkeme, davanın gerçekten yetkisiz bir yerde açıldığına kanaat getirdiğinde dosyayı yetkili mahkemeye gönderir. Dava kaldığı yerden devam eder, tanık listesi ve sunulan belgeler geçerliliğini korur, yeniden baştan başlamaz.

Bu kural pratikte davacı lehine bir esneklik yaratır. Davacı üç seçenekten birini kullandığı sürece yetki itirazı zaten başarılı olmaz. İtiraz riski daha çok davacının bu üç seçeneğin dışına çıktığı, örneğin ne kendi ne davalının yerleşim yerinin bulunduğu ne de birlikte oturulan bir şehirde dava açtığı durumlarda ortaya çıkar.

Anlaşmalı boşanmada yetki kuralı farklı mı?

Hayır, anlaşmalı boşanmada da aynı TMK m. 168 uygulanır ve bu kural türe göre değişmez. Yetkili mahkeme yine eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesidir, kanun anlaşmalı sürece özgü ayrı bir yetki hükmü koymamıştır.

Taraflar anlaştığı için burada pratik bir fark ortaya çıkar. Çekişmeli süreçte davacı genellikle kendisi için en uygun şehri seçerken, anlaşmalı boşanmada taraflar hangi şehrin ikisi için de daha kolay ulaşılabilir olduğunu birlikte değerlendirip o şehri tercih edebilir. Bu bir zorunluluk değil, sadece pratik bir uzlaşıdır ve taraflardan biri isterse tek taraflı olarak kendi yerleşim yerini de tercih edebilir.

Kanun anlaşmalı ve çekişmeli boşanma için ayrı bir yetki kuralı öngörmez, ikisinde de aynı üç seçenek geçerlidir ve davacı bu seçenekler arasında serbestçe karar verir. Protokolün taraflarca imzalanmış olması bile bu tercihi değiştirmez, çünkü yetki kuralı protokol içeriğinden bağımsız, doğrudan kanundan doğan bir kuraldır.

Eşlerden biri yurt dışında yaşıyorsa dava nerede açılır?

Türkiye’de yerleşim yeri bulunan eş, kendi yerleşim yerinin bağlı olduğu aile mahkemesinde dava açabilir ve karşı tarafın yurt dışında yaşıyor olması bu hakkı hiçbir biçimde ortadan kaldırmaz. Boşanma davası hangi mahkemede açılır sorusunun cevabı burada da aynı yetki kuralına dayanır, tek fark tebligatın nasıl yapılacağıdır.

Bu durumda tebligat süreci uzayabilir, çünkü davalıya yurt dışı tebligat usulüyle bildirim yapılması gerekir ve bu bildirim yurt içi tebligata göre çok daha fazla zaman alabilir. Ayrı bir konu, yurt dışında zaten bir boşanma kararı alınmış olmasıdır. Yabancı mahkemenin verdiği karar Türkiye’de kendiliğinden geçerli sayılmaz, nüfus kaydına işlenebilmesi için ayrı bir tanıma tenfiz davası açılması gerekir. Bu, Türkiye’de sıfırdan açılacak bir boşanma davasından farklı bir süreçtir ve ikisi birbirinin yerine geçmez, çünkü biri mevcut bir yabancı kararı Türk hukuku içine taşırken diğeri baştan yeni bir yargılama başlatır.

Dava dilekçesinde mahkeme bilgisi nasıl yazılır?

Pasaport, uçak bileti ve uluslararası pullu zarf yan yana

Dilekçenin başına, davanın açılacağı mahkemenin tam adı yazılır ve bu bilgi rastgele değil, yukarıda anlatılan görev ve yetki kurallarının birlikte uygulanmasıyla belirlenir. Görev hangi tür mahkemenin bakacağını, yetki hangi şehirdeki mahkemenin dosyaya el koyacağını gösterir ve ikisi doğru kurulmadan dilekçe hazır sayılmaz.

  • Görev yönünden dava, o ilde aile mahkemesi varsa aile mahkemesine, yoksa asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılır.
  • Yetki yönünden dilekçedeki şehir, davacının yerleşim yeri, davalının yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturulan yer olmalıdır.
  • Numara açısından, birden fazla aile mahkemesi bulunan illerde dilekçe belirli bir numaraya değil, “nöbetçi aile mahkemesine” hitaben yazılır ve dosya kalem tarafından bir numaraya havale edilir.

Bu üç unsur birlikte doğru kurulduğunda dilekçenin yanlış adliyeye verilmesi ya da sonradan yetki itirazıyla karşılaşılması riski büyük ölçüde ortadan kalkar. Dilekçenin geri kalan kısmında hangi belgelerin dosyaya eklenmesi gerektiği ayrı bir konudur ve boşanma davası için gerekli belgeler yazısında ayrıntılı olarak ele alınır.

Mahkeme ve yetki bilgisi netleştikten sonra geriye dilekçenin içeriğini doğru kurmak kalır. Yanlış adliyeye başvurmak davayı tamamen geçersiz kılmaz, ama görevsizlik ya da yetkisizlik kararı sürecin baştan birkaç hafta ertelenmesine yol açabilir. Bu nedenle dava açılmadan önce hem görevli hem yetkili mahkemenin doğru tespit edilmesi, sürecin ilk adımını sağlam atmanın en pratik yoludur.

SSS

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Görev yönünden aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yetki yönünden ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Davacı bu iki seçenekten birini kendisi tercih eder.

Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa dava hangi ilde açılır?

Davacı, kendi yerleşim yerinin bulunduğu şehirde veya davalının yerleşim yerinin bulunduğu şehirde dava açabilir. İki seçenek de kanunen geçerlidir, hangisinin tercih edileceğine davacı karar verir. Son altı aydır birlikte oturulan bir yer varsa o şehir de üçüncü bir seçenek olarak kullanılabilir.

Yetkisiz mahkemede açılan dava reddedilir mi?

Hayır, doğrudan reddedilmez. Davalı cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmazsa mahkeme davaya bakmaya devam eder ve yetki kendiliğinden kesinleşir. İtiraz süresinde ve usulüne uygun yapılırsa mahkeme dosyayı yetkili mahkemeye gönderir, dava orada kaldığı yerden sürer.

Anlaşmalı boşanmada da aynı yetki kuralı mı geçerlidir?

Evet. Anlaşmalı boşanmada da yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturulan yer mahkemesidir. Taraflar anlaştığı için genellikle bu ikisinden hangisi pratikse o şehir tercih edilir, ayrı bir kural uygulanmaz.

Yerleşim yeri nüfus kaydındaki adres midir?

Hayır. Yerleşim yeri, bir kişinin sürekli kalma niyetiyle fiilen oturduğu yerdir. Nüfus müdürlüğündeki kayıtlı adres bu niyeti gösteren bir belge olabilir, ama tek başına belirleyici değildir. Kişi fiilen başka bir şehirde yaşıyorsa yetki de o şehre göre değerlendirilir.

Eşlerden biri yurt dışında yaşıyorsa dava nerede açılır?

Türkiye'de yerleşim yeri bulunan eş, kendi yerleşim yerinin bağlı olduğu mahkemede dava açabilir. Yurt dışındaki eşin daha önce orada aldığı bir boşanma kararı varsa bu kararın Türkiye'de geçerli sayılması ayrı bir dava konusudur ve doğrudan boşanma davasıyla karıştırılmamalıdır.

Hemen Avukatla Görüşün

Sorularınızı bağımsız çalışan bir avukatla canlı sohbet üzerinden anında konuşun.

Avukata Danışın
Bilgilerinizi iletin, avukat size ulaşsın →

Telefon veya e-posta alanlarından en az birini doldurun.